WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın

The Beginner’s Guide – İnceleme

Giriş

The Beginner’s Guide Davey Wreden tarafından geliştirilmiş, Yürüme Simülasyonu tarzında bir oyun. Oyun Source motoru ile geliştirilmiş olup Everything Unlimited stüdyosu oyunun geliştirilmesi esnasında Davey Wreden’la beraber çalışmış. Oyun Windows, macOS ve Linux için piyasada olup Steam üzerinden 18 TL’ye satılmakta.

Hikâye

The Beginner’s Guide (bundan sonra kendisine TBG diyeceğim) bize 90 dakika gibi kısa ancak kesinlikle dolu bir tecrübe sunuyor. Oyunun hikayesi Davey Wreden’ın arkadaşı olan Coda’nın yaptığı oyunlar üzerinde temelleniyor. 17 parçadan oluşan oyunda her bölümde Coda’nın yaptığı oyunlar üzerinden onun psikolojik durumunu ve ruhsal faaliyetlerini irdeliyoruz.

-SPOİLER UYARISI-

Oyun Coda’nın yaptığı ilk ürün olan bir Counter Strike haritası ile başlıyor. Burada anlatıcı, Davey Wreden, bize arkadaşı olan Coda ile ilişkisini anlatıyor. Bundan sonra sıra sıra bölümlerde ilerliyoruz. Oyunların pek çoğunun bir sonucu olmamakla beraber Coda’nın halini anlatmak konusunda oldukça başarılı. Coda’nın oyunlarından çıkardığımız mesajlar ile onun ruh halini isabetli bir şekilde bulabiliyoruz. Coda’nın zaman içinde toplumdan uzaklaşması Davey’in bunu engellemek için yaptığı çalışmalar, Coda’nın oyunlarını kimseye göstermemesinin onun üzerindeki etkisi ve gitgide hayattan soyutlanması gibi olayları aşama aşama gözlemlerken yeni fikirler bulma konusundaki sıkıntıları, oyun yapma konusundaki isteğinin yok olması benzeri durumları hepsi oyunlarında gözlerimizin önüne seriliyor. Özellikle Davey’in oyunları zaman içinde fazlası ile sahiplenmesi ve bunun arkadaşına verdiği zararlar oldukça etkileyici bir biçimde işlenmiş.

-SPOİLER BİTİŞ-

Kısacası oyun zaten bir yürüme simülasyonunun en iyi yapması gereken şey olan hikâye anlatımının üstesinden gelmeyi başarırken bizi kesinlikle sıkmıyor ve 90 dakika boyunca içinde tutuyor.

Oynanış

Bir yürüme simülasyonunda oynanış konusunda bahsedilecek çok da bir şey yoktur zaten. Bu oyunun da bahsedilecek özel bir noktası yok. Anlatıcının tok, etkileyici ve sıkmayan sesi ile yürümek oldukça keyifli. Oyunda yürümek dışında ufak silah sekansları olsa dahi bunların oyuna neredeyse hiçbir etkisi olmamakla beraber bu sahneler toplam 5 dakika falan sürüyor. Bunlar dışında bazı bölümlerde diyalog seçimleri olsa dahi bunların da çok önemli olduğu söylenemez. Oyunun büyük bir kısmında anlatıcıyı dinleyerek yürüyoruz. Bu özellikle benim gibi türü sevenler için hoş bir durum olsa dahi sevmeyenleri oldukça sıkabilecek bir durum. Bununla beraber oyunun bence en büyük eksisi, herhangi bir çözüm bulunamayacağını biliyorum ancak, altyazıları bekleme zorunluluğu. Anlatıcı İngilizce konuşmakla beraber Türkçe altyazıya sahip. Ancak bu altyazılar bir miktar yavaş akmakta. Bu sebeple pek çok kez altyazıları okumayı bitirip o birkaç saniyede etrafta zıplayıp durum. Evet, çok önemsiz ve minimal bir problem olmakla beraber herhalde oyunun en önemli sorunu bu bence.

Sonuç

TBG herkese tavsiye ettiğim, severek oynadığımız oyunların arkasında ne çeşit yaşamların olabileceği konusunda aydınlatıcı bir oyun. Bu kısa ve görece ucuz oyunu oynamanız sizin oyunlara bakışınızı kesinlikle değiştirecek olmakla beraber size keyifli dakikalar geçirtecektir.

PUAN: 78

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close