WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın

Tek Kişilik Oyunlar Ölüyor Mu?

Tek kişilik, hikâye odaklı oyunların ölmesi mevzusu sık sık gündeme gelir, piyasaya olumsuz bakmanın ve yorumlar yapmanın insanı uzman gösterdiği bizim gibi topluluklarda oyun basınından pek çok “uzman” çıkar ve tek kişilik oyunlar ölüyor, beş seneye hikâyeli oyunlar bitecek diye feryat eder; engin bilgileri ile şov yapar. Gerçi bu olumsuz görüşün uzmanlık belirtisi olması sadece oyun sektörü değil neredeyse her sektör için geçerli. Ancak bu bizim konumuz değil. Şimdi bakalım, hikâye tabanlı oyunlar gerçekten ölüyor mu, bu durum normal bir ilerlememe mi, endişelenmeli miyiz?

Aslında oyunların birden fazla kişi tarafından oynanması mantığı daha oyunların erken gelişim dönemine, 1958 yılına kadar dayanıyor. Daha ilk oyunların geliştirildiği dönemlerde, ki ilk oyun 1948 yılında Alan Turing ve David Gawen Champernowne tarafından geliştirilmiş bir satranç simülasyonu olan Turochamp olarak kabul edilir, insanlar ilk çok oyunculu oyun olarak kabul edilen Tennis for Two’yu geliştirmişlerdir. Yani aslında daha ilk oyunlardan beri çok oyunculu oyunlar vardı, bu oyunlar dönemin şartları gereği ağ tabanlı değil yerel şekilde oynanıyorlardı.

tennis for two
Tennis for Two

Kullanıcıların birbirlerine yerel bir ağ vasıtası ile bağlı olduğu oyunların gelmesi nispeten daha uzun sürdü. 1975 yılında çıkmış CAVE Christopher Caldwell tarafından New Hampshire Üniversite’sinde geliştirilmiş ve test edilmiştir. 1980 yılında BYTE dergisinde yayınlanmış Ken Wasserman ve Tim Stryker imzalı yazı ise ağ tabanlı oyunun temel özelliklerini belirlemiştir. Uzaktan bağlantı ile oynanan oyunlar ise başta dönemin internet altyapısı gereği sıra tabanlı şekilde oynansa dahi sonraları bizim bildiğimiz oyun yapısına kavuşmuştur.

Verdiğim bilgilerden de anlaşılacağı üzere aslında “Çok Oyunculu Oyun” kavramı tek kişilik hikâye tabanlı oyunlar kadar eski, hatta tarih içinde öne geçtiği dönemler dahi olmuşken son birkaç senelik Battle Royale furyası karşısında umutsuzluğa kapılmak oldukça yersiz. Zaten bu iki tür tüm oyun tarihi boyunca beraber olmuşlardır. Her zamanın kendine ait Çoklu veya Tekli oyun anlayışları olmuştur. 2000’lerin başlarında MMORPG’ler her tarafımızı sarmışken; her köşeden Ultima Online’lar, Knight Online’lar, Metin 2’ler fışkırırken zaman ilerlemiş ve 2010’larda bu oyunlar yavaş yavaş yerlerini MOBA’lara bırakmışlardır. Dota 2 ve League of Legends’in başını çektiği bu furya sonucunda önüne gelen firma MOBA oyun geliştirmiş, bunların hepsi patlayıp gitmiş, firmalarına zarar vermişlerdir. Bu türler günümüzde yerlerini Battle Royale oyunlarına bırakmışlardır. Özellikle PUBG ile başlayan Battle Royale furyası Fortnite ile devasa boyutlara ulaşmıştır. Günümüzde piyasaya giriş yapmak isteyen yeni firmaların kapısı Battle Royale oyunlar olmuştur. Kendilerine ait bir konsept belirleyen her firma bunu Battle Royale haline getirmiş veya ellerindeki markaları Battle Royale türüne entegre etmeye çalışmaktadırlar. Bunun en güzel örneklerinden biri Activision’dur. Ellerinde Black Ops gibi önemli bir marka olmasına rağmen yine de onu bu trene atmış ve hikâye modunu kaldırarak Battle Royale getirmişlerdir.

Böyle anlatınca sanki hikâye tabanlı oyunların bitişini anlatıyor gibi görünmüş olabilirim ancak iş öyle değil. Demeye çalıştığım şey online oyunların aslında hep olduğu ve bu sebeple şimdiye kadar nasıl bitiremediler ise bundan sonra da hikâye odaklı oyunları bitiremeyecekleri. Her dönemin kendine ait olan Çok Oyunculu oyun türleri bambaşka bir kitleye hitap etmekte ve sevdiğimiz oyunların önlerini kesme ihtimali bulunmamaktadır. Evet belki bir miktar kayma olsa dahi bunun sebebi tek kişilik oyunların artık değerini kaybetmesi değil, oyunlar ile Call of Duty aracılığı ile tanışmış 2000 neslidir. Bu nesil doğduğu zamandan itibaren internetin içinde büyümüşlerdir. Bu sebeple bu neslin her bireyi oyunlar ile iç içedir. Bu da büyük bir kalabalık oluşturmakta, bu kalabalığın kaymağını yemek isteyen firmalarda bu neslin isteklerine göre şekillenen oyunlar yapmaktadır. Onların genel istekleri de çoğunlukla Online oyunlardan yana olmaktadır. Ancak bu bizim umutsuzluğa kapılmamız gereken bir durumdan ziyade anlayışla karşılamamız gereken hatta gelecek açısından daha güzel günlerin geleceği konusunda bizi cesaretlendirmesi gereken bir durumdur. Çünkü bu nesil sayesinde oyun dünyası hayal dahi edilemeyecek rakamlara ulaşmıştır. Bunun elbette sevdiğimiz oyunlara da yansıması olacaktır ve ben bu konuda oldukça umutluyum.

Bitirirken şunu söylemem gerek, sektör hakkında yaptığınız olumsuz konuşmalar sizi oyun dünyası konusunda bilgili bir insan gibi göstermez. Elbette var olan problemleri ifade etmek, gerekli eleştirileri yapmak gerekli ancak gelecek hakkında yapacağınız umutsuz konuşmalar eleştiri değildir ayrıca çok rahatsız olduğum firmaların üzerine yapışmış olumlu-olumsuz etiketlerden de kurtulmak gerek. Ben özellikle bu konuda Ubisoft’un anlamsız kötü bir şöhreti olduğunu düşünüyorum. Bu tarz meselelere değinmeyi planladığım yazı dizisi “Alemin Kötü Çocukları” da yakında gelecek. Olaylara ve geleceğe objektif gözle bakmanız dileğiyle.

Reklam

Tek Kişilik Oyunlar Ölüyor Mu?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close