WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın

Oxenfree – İnceleme

Point & Click türü gitgide yok olan bir tür. Genellikle bağımsız oyun geliştiricilerinin yahut zaten yıllarını bu türe vermiş emektar yapımcıların bu türde oyunlar geliştirdiği bir ortamda Oxenfree’nin çıkış hikayesi de çok farklı değil elbette. Night School Studio tarafından geliştirilen oyun Unity motorunu kullanıyor ve ortaya gerçekten başarılı bir iş koyuyor.

Şimdi bu noktada Night School Studio’dan bahsetmek gerek. Eski Telltale ve Disney Interactive Studios geliştiricilerinin kurmuş olduğu stüdyo tam anlamıyla bir boynuz-kulak örneği. Zaten Telltale batmış, Disney Interactive Studios ise sessizliğe gömülmüşken sıkıntısızca yoluna devam eden Night School bunu şüphesiz Oxenfree’ye borçlu.

Geliştiricilerin eski oyunlarına baktığınızda oyunun daha çok metin tabanlı olacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Oyunun başında sonuna kadar karakterimizin her türlü konuşması bizim seçimlerimize göre şekilleniyor. Genellikle 3 ayrı seçenek çıkmakla beraber bunlardan hiçbirini seçmeme şansınız da var. Olaylara sessiz kalmak bazen en kolay çıkış yolu olabiliyor. Ayrıca bu seçimlerinizin sizin karşınıza çıkacağını da unutmayın. Ancak bu farklı sonlar şeklinde değil, oyun sonunda karakterler arasındaki ilişkileri ve diğer oyuncuların istatistiklerini Disney Interactive Studios belirten grafikler şeklinde çıkıyor. Ancak yanlış anlaşılma olmasın, oyunda farklı sonlar var. Ancak bunları belirleyen şey sizin yaptığınız diyalog seçimleri değil, oyunun son kısmında yapacağınız bir iki seçim. Bu noktada Telltale oyunlarına çok benziyorlar aslında. Tonla diyalog seçimi yapmanıza rağmen değerli olan şey oyun sonunda bir kapıdan geçmeniz yahut birkaç kilit diyalog anında yapacağınız seçimler. Ancak boynuzun kulağı geçtiği nokta burası değil, diyalogların ne kadar keyifli olduğu. Öncelikle şunu belirteyim, oyun gerçekten ağır bir İngilizceye sahip. Devamlı olarak diyalog okuyorsunuz ve seçimler yapıyorsunuz. Türkçe yama da olmadığı için eğer iyi bir İngilizce seviyeniz yoksa pek tavsiye etmiyorum. Ancak iyi bir İngilizceniz var ise kesinlikle çok keyif alacaksınız. Oyunun diyalogları çoğu Telltale oyunun aksine oldukça keyifli ve eğlenceli. Bu sebeple diyalog tabanlı pek çok oyunun düştüğü sıkıntıya düşmüyor. Diyaloglar kendini okutuyor, takip ettiriyor.

Oyun genel olarak diyaloglar üzerinden ilerliyor.

Oyunun point & click türünde olduğunu belirtmiştim zaten. Bu yüzden zihninizde belli şeyler canlanmıştır diye tahmin ediyorum. Anlayabileceğiniz üzere oyun çok basit mekaniklere sahip. Oyunun büyük çoğunluğunda dümdüz yürüyor ve konuşuyorsunuz. Bunun dışında yaptığınız en temel şey radyoda doğru frekansları bularak çeşitli doğaüstü olayları tetiklemek. Ayrıca belli yerlerde etkileşime geçtiğiniz çeşitli nesneler de var. Mesele zaman sıkışmalarında teyp sarmak bunlardan biri.

Ancak oyunun en ön plana çıktığı kısmı sanat tasarımı ve bununla birlikte hikayesi. Basitçe bir adada keyifli vakit geçirmek isteyen bir grup gencin başına gelen doğaüstü olaylar olarak özetleyebileceğimiz hikâye gerçekten sürükleyici. Oyunun akıp gitmesinde, devamlı olarak oynamak istemenizde çok önemli bir etken. Çünkü devamlı olarak “Acaba şimdi ne olacak?” hissi ile oynuyorsunuz oyunu. Oyunun sanat tasarımı da oldukça başarılı. 2.5D olarak adlandırabileceğimiz bir kamera açısına sahip olan oyunda grafikler hamurdanmış gibi yumuşak ve mat duruyor. Bu oyuna çocuksa bir hava katsa bile oyundaki doğaüstülükler bu etkiyi siliyor. Ayrıca bu doğaüstülükler oyunun genel grafik tarzının aksine parlak ve keskin bir üslup ile resmedilmişler. Bu noktada başarılı bir tezat oluşturulmuş. Ayrıca zaman zaman araya giren “creepy” sahneler oyunun genel “korkutucu değil gerici” atmosferi ile oldukça uyumlu. Kimi zaman görüntü bozuluyor, kimi zaman sinir bozucu bir zaman döngüsünün içine kısılıp kalıyorsunuz. İşte bu gibi sahneler ile oyun vermek istediği insanı geren o atmosferi başarılıyla işliyor oyuncunun içine.

Doğaüstülüklerin işin içine dahil olduğu sahneler oldukça etkileyici.

Ayrıca tüm bunlara ek olarak Oxenfree için ufak bir belgesel dizisi de hazırlanmış. Yapımcılar burada oyunun yapım aşamasında karşılaştıkları sorunları anlatıyor, oyunun hangi unsuru için daha çok zaman harcadıklarına değiniyorlar. İzlemenizi tavsiye ederim.

Hem oyun yapımcıları tarafından hem de GameSpot tarafından hazırlanan belgeseller var.

Sonuç olarak Oxenfree, defalarca bedava dağıtıldığı için muhakkak elinize geçmiştir, oynamanızı tavsiye ettiğim bir yapım. İyi bir İngilizce ile keyifli saatler geçirebilirsiniz.

PUAN: 83

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close