WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başla

Türkiye’de Bilim Kurgu Neden Gelişmedi, Gelişmiyor?

Bilim kurgunun tarihsel gelişimine baktığımızda, her zaman dünyanın o zamanki en gelişmiş devletlerinden çıktığını görürüz. Bu durum, özellikle Soğuk Savaş zamanında uzay yarışları dolayısıyla tavan yapmış, dünyanın en büyük iki devleti olan ABD ve SSCB, teknik üstünlüklerinin sinema alanında da kanıtlama sevdasına düşmüşlerdir. Öyle ki Stanley Kubrick, meşhur eseri 2001: A Space Odyssey sebebiyle hâlâ “Amerika aslında aya gitmedi, filmini de Kubrick çekti” tadında mitlerle anılmakta.

Türkiye’nin bilim kurgu filmlerinde atılım yapamamasının en önemli sebebi teknik yoksunluklar. Bunu yalnızca filmleri çekmek için gerekli olan ekipmanlar olarak düşünmek doğru olmaz. Bilim kurgu filmleri çekmek için gereken en önemli şey, geleceğe dair bir vizyona sahip olmak. Bu vizyona sahip olabilmenin yolu ise günümüzü yönlendirebilmekten geçiyor. Türkiye, ve diğer Batılı olmayan tüm devletler bu güçten yoksun oldukları için, geleceğe dair bir vizyon ortaya koyamıyorlar. Günümüzde hakimiyet sahibi olan Batı, geleceğe dair düşünceleri de tekeline almış durumda ve kullanım hakkını yalnızca biat etmeyi kabul eden diğer doğululara veriyor. Japonya’nın 2.Dünya Savaşından sonra geçirdiği dönüşümün sonucunda aslında klasik bir Japon anlatı stili olan anime ve mangalara da bilim kurgunun bu denli sirayet etmesini bu biat etmiş olma durumu açıklıyor. Türkiye’nin durumunda ise bu biatin tam olarak gerçekleştiğini söylemek zor. Özellikle sinema alanında ulusal bir dil yaratma ve bu topraklara ait hikâyeleri anlatmayı hedefleyen yönetmenlerimiz, her ne kadar iyi niyetli bir çabanın içinde bulunsalar da yaptıklarının bir yan etkisi olarak Türk sinemasının konu daralması yaşadığını söylemek mümkün. Bu bakımdan Türkiye’de bilim kurgunun karşılığını bulamamasını yalnızca yeterince gelişmemiş olmakla açıklamak kolaycılık olur. Aslında mesele daha derinde, Türk izleyicisinin izleme alışkanlıklarında yatıyor.

Her ne kadar bu tip genellemeleri pek sevmesem de gişe rakamlarının bize gösterdiği bir şey var, Türkiye’de yeterli gişe başarısını elde etmek isteyen yönetmenlerin önünde iki ana yol var: 1. Komedi filmi yapmak 2. Ağır aile dramları çekmek. Zira Türkiye’de sinema, ya eğlenilen ya da ağlanılan yer. Elbette bu sınırların dışına çıkan ve kendi yapmak istedikleri filmleri yapan saygıdeğer yönetmenler de var ancak Türkiye’de vizyona giren filmlerin çoğunluğu saydığım iki ana yolu izliyor. Bilim kurgu filmleri ise, özellikle gerçekçi bilim kurgu akımına dahil olanlar, izleyicinin beklediği eğlence yahut dramayı vermeyi ikinci plana atıp daha öz bilim kurgu severlere hitap ediyor. Bu da bilim kurgu filmlerinin üretilmesinin önünde büyük bir engel. Zira kâr amacı günden hiçbir yapımcı, zarar edeceği neredeyse baştan belli olan bu tip filmlere yatırım yapmayı tercih etmiyor. Bu tarzda filmleri görebileceğimiz tek yer de butik festivaller olarak kalıyor. İzleyicide karşılık bulan bilim kurgu filmleri ise genel olarak bilim kurguyu bir alt tema olarak ele alan, meseleye pek de ehemmiyet vermeyen filmler. Bu tip filmlerde bilim kurgu bir zemin olarak kullanılarak film onun üzerine inşa edilmekten ziyade bilim kurgu filmin kostümü gibi davranıyor. Cem Yılmaz’ın meşhur filmi G.O.R.A ya da Cüneyt Arkın’ın dillere dolaşmış Dünyayı Kurtaran Adam filmleri bunun güzel örnekleri.

Nihayetinde Türkiye’de gerek teknik gerekçelerle, gerekse de izleyicinin kalıplaşmış izleme alışkanlıkları dolayısıyla bilim kurgu türü geride kalmış durumda. Ancak bu iki gerekçenin de değişmesi pek mümkün gözükmüyor. Türk bilim kurgu severler için ufuk pek aydınlık değil demek yanlış olmaz.

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi:
search previous next tag category expand menu location phone mail time cart zoom edit close